adigehaber
  Murat Bardakçı siz kendi işinize bakın.
 
 Sayın Murat Bardakçı,Siz Kendi İşinize Bakın!..

11 Mart 2011
Hapi Cevdet Yıldız

Habertürk yazarı ve Habertürk'ün herşeyi ‘bilen’ kişisi Murat Bardakçı'nın yine Türkçü damarı kabarmış olmalı.Çerkeslerin anadillerini yaşatma,anadili ile eğitim ve yayın taleplerine,karşı demokrasi cephesinden veryansın ediyor:"Bari bir de örgüt yahut siyasi parti falan kurup bağımsızlık talep etseydiniz? diyor alaycı ve küçümseyici bir tavırla (Habertürk,11.03.2011).
 
Bardakçı'nın ailesinde 'Çerkes tarafı' baskın imiş.Biz onu Tatar bilirdik,neyse."Çerkes Hakları İnisiyatifi'nin demokratik açıklamasını ve taleplerini duyunca ‘şaşırmış’ ve de 'utanmış'.
 
İnisiyatif ‘ayıp etmiş’ ola…
 
Yazar,"Çerkeslerin cedleri...Kafkasya'da özellikle 19.yüzyılın ortalarında yoğunlaşan,son derece kanlı Rus operasyonları yüzünden -Türkiye'ye- gelmişlerdir.Göçün sebebi,sadece ve sadece Rus kılıcından kaçmak,canlarını kurtarabilmektir" diyor.
 
Demagoji…
 
Demokratik hak taleplerine veryansın eden yazar,sıra edilgen Kafkas derneklerine geldiğinde yumuşuyor,ağzından adeta bal damlıyor:"Kafkasya derneklerinin yaptığı hemen her yayında bugün "İz bırakan Çerkesler" şeklinde bir bölüm vardır ve Türkiye'de önemli yerlere gelmiş Kafkasyalılar'dan iftiharla bahsedilir" diyor.Cumhurbaşkanı,başbakan olmuş Çerkesler varmış?Bu durumda "kimliğimiz eziliyor" yahut "haklarımız elden gitti" gibisinden sözler etmek,Türkiye'ye karşı apaçık nankörlüktür!" diyor.
 
Bu saçma sözlere ne denebilir ki?..
 
O gibi kişiler Çerkesler için ne yapmışlar?Biz ona bakarız.Tabii ortaya bir değer koymuşlarsa,başımızın tacıdır,ama A.Necdet Sezer,Doğan Güreş ve Çetin Doğan gibi kişilere de değer vermeyiz.Ayrıca konu bu değil...
 
"BUNA 'ATIFET' DENİR!" imiş.
 
Bardakçı,Osmanlı'nın Çerkeslere yaptığının bir 'atıfet' olduğunu,yani ‘acıma,esirgeme ve koruma olduğunu söylüyor.Durum öyle mi?Çerkesler zavallı insanlar mıdırlar?Buna aşağıda değineceğiz.
 
Yazar bir de şunları söylüyor:"Türkiye'deki diğer etnik gruplar dillerini unutmuyor...hala konuşuyorlar ise,Kafkas asıllı gençlerin o dilleri bilmemeleri kendi ayıplarıdır...büyükleri de öğretmemiş,bildiklerini aktarmamışlar demektir ve unutmanın kabahati devlete değil,ailelere aittir".
 
Sayın Bardakçı tek parti dönemi,1960,12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 dönemlerini sansür ediyor olmalı.Askeri kışlalara doldurulan dernek yöneticilerini ve hapsedilen Çerkes aydınlarını insandan saymıyor anlaşılan.
 
Suç devletin değil,ailenin imiş.Saçma.İsrail’deki iki köy Çerkes dilini unutmuyor da,Türkiye’deki bin üzeri unutuyor?Bardakçı vakit ayırıp bunları düşünmüş olabilir mi?Hiç sanmam,o terelelli peşinde olmalı.
 
Diğer etnik gruplara gelelim:50 yaş altı dilini bilen kaç Laz,kaç Hemşinli,kaç Yahudi kalmış?Bardakçı bilmeden konuşuyor.Bardakçı’nın deyimiyle buna “İşkembei kübradan atma” denir.
 
Bardakçı,Arap ülkelerinde,özellikte Mısır'da çok kalmış olan biri .Demokrasi anlayışı da o düzeyde kalmış olmalı.
 
Ama bir de akıl veriyor ve tehdit savuruyor.Çerkesler kendilerini hala bir türlü 'buralı' hissetmiyor iseler,"kültürel,siyasi vesaire haklarını talep etmeleri gereken tek bir yer var:Kafkasya!" diyor,giderek ifadeleri sertleşiyor,"Gücünüz yetiyorsa gidin,haklarınızı oradan-Rusya'dan- isteyin..." diyor.
 
Bu tür ifadeler bir yerlerden tanıdık gelmiyor mu?
 
YANITLAR
 
Bardakçı'ının bugünkü Habertürk' gazetesinde yer alan makalesinden aktardıklarım şimdilik bu kadar.
 
1.Bu kişi kim?Sıkıyönetim komutanı mı ya da savcısı mı?..Anadilinde eğitim ve anadilini yaşatma talebinde bulunmak suç muymuş?Demokrasiye,AB normlarına ya da evrensel hukuka aykırı,ters düşen bir tarafı mı varmış?Bu şiddet,bu celal niye?Kimi korkutacağını sanıyor?..
 
Çerkesler ya da başkaları ya da tek bir birey bile hak talebinde bulunabilir,demokrasi dediğimiz şey budur.Kimin ne talebinde bulunacağı Bardakçı’ya kalmış bir şey değil.Siz 1930'lar Türkçü örgütlenmelerinin sözcülüğüne mi soyunuyorsunuz?..
 
Boşuna zahmet etmeyin,Çerkesler ne yapacaklarına kendileri karar verebilecek insanlardır.
 
2.Sizin Çerkesler adına utanmanıza hiç gerek yok.Ancak biz kendi kimliğimizle övünüyor,hak talebi nde bulunmaktan da utanmıyor,aksine gurur duyuyoruz.Siz kendi Türk kimliğinizle ilgilenebilirsiniz.
 
Çerkesler değil,asıl dil ve kültür soykırımcıları,baskı yapanlar ve baskılara destek çıkanlar,işte onlar utansınlar.Öyleleri için Çetin Altan'ın "Lanetliler Bahçesi" var,sanırım orası onlar için uygun bir yer,bir utanma duvarı bulurlar.
 
3.Çerkesler,göç yoluyla değil,savaş sonucu etnik temizlik ve sürgün yoluyla Türkiye'ye gönderildiler.Osmanlı, Çerkes'e 'atıfet' göstermedi,sizin tarih anlayışınız o kadarlık olmalı.Osmanlı,Rusya ile birlikte 'Batan geminin malını yağmaladı'.
 
a)Kırım Savaşı sırasında,Batılı Müttefiklerin talebi sonucu olmalı, Osmanlı Devleti 1855'te Zenci ve Çerkes esir/köle ticaretini yasakladı.
 
b)Savaştan sonra,1857'de Çerkeslerin bir bölümünün Ruslar tarafından kuzeye, Don bölgesine sürülmesi gündeme girdi.Osmanlı Devleti,fırsattan istifade, 1857'de Çerkes esir ticaretini yeniden serbest bıraktı.Amaç köle sahibi Çerkesleri ,özellikle etkili Vıbıh köle sahiplerini Türkiye'ye göçe özendirmek idi.Nitekim 1860 yılında Trabzon,Samsun,İstanbul,vd yerlerde Çerkes esir pazarlarının kurulduğunu ve insan ticareti yapıldığını görüyoruz.
 
c)1859'da Rus hükümeti adına General Loris Melikov İstanbul'a geldi.Amacı Çerkeslerin Türkiye’ye kabulünü sağlamaktı.Sonunda Rus ve Osmanlı hükümetleri arasında bir anlaşma yapıldı.Buna göre Türkiye göçmen statüsü tanıyarak Çerkesleri kabul edecekti,hemen bir ‘Muhacirun Komisyonu’ kurdu.
 
Sayın Bardakçı,Osmanlı’nın yaptığı bir atıfet değildir,bu bir fırsattan yararlanmadır.Bir ulusun ve ülkenin yok edilmesi politikasına,ikinci dereceden de olsa,ortak olmadır.
 
Eğer Osmanlı 1864’te Çerkesleri kabul etmeseydi ya da 1878’de Balkanlar’daki Çerkesleri Anadolu’ya tehcir etmeseydi,Çerkes dili ve varlığı bugün yaşıyor olurdu.Çünkü hiçbir ülkede İttihatçı/Kemalist rejimin getirdiği ve sizin halen savunduğunuz gibisinden bir dil yasağı yoktur.1878 Balkan Tehciri sonrasında,Sırbistan’da tek bir Çerkes köyü kalmıştı,1998’de oradaki Çerkesler Kafkasya’ya dönüş yaptılar.O tarihten önce,oradaki Çerkes çocukları Çerkesçe’yi Sırp devlet okulunda öğreniyorlardı.
 
Herkes kendi anadilini devlet okulunda öğreniyordu.Bilirsiniz,ama bu tür şeyleri dile getirmeyi sevmezsiniz…
 
Suratınızın derisi kalın değilse,demokratik hak talebinden değil,asıl bundan utanın.
 
Dil ve değişik dillerde eğitim yasağı,Türkiye dışında herhangi bir dünya ülkesinde kalmış mıdır?İşte bundan utanın.
 
İsrail’e bakın,orada da Çerkesçe yayın ve Çerkesçe okul eğitimi var,küçücük çocuklar bile Çerkesçe konuşuyor,niye?Ürdün’de bile Çerkesçe eğitim ve Çerkeslerden kurulmuş,Çerkes kıyafetli bir muhafız kıtası var.
 
Murat Bardakçı gibi demokrasi özürlü kişiler,istemiyor diye,biz demokratik taleplerimizden vazgeçecek değiliz…
 
Türkiye’nin tüm yurtsever ve demokratlarını,yarın, 12 Mart günü saat 13.00’de Ankara Abdi İpekçi Parkı’ndaki demokratik şölene katılmaya çağırırız.
 





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 2 ziyaretçi (4 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=