adigehaber
  Yağan İbrahim'e Üçüncü Saldırı
 
Yağan İbrahim'e Üçüncü Saldırı
 


24 Temmuz 2011

Adıgey'den ve Çerkes diyarından gelmiş çok sayıda konuk,şu an Türkiye'de,aramızda.Dün,22 Temmuz günü
"Nef" topluluğu ile karşılaştım.Adıge Enstitüsü Müdürü Prof.Bırsır Batırbıy,"Adıge maq" gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Derbe Timur,Şapsığ gazetesi muhabiri Nıbe Anzor,Adıge Televizyonu muhabiri T’eşu Svetlan,topluluk çalıştırıcıları,bu arada yönetmen Yınıhu İnvar ile karşılaştım.Bu değerli kişileri iki yıl öncesinden de tanıyordum.Onlarla ilgili bir yazı yazmak istiyordum.
Ayrıca bir yazarımızın deyimiyle Eskişehirli“Beyaz Çerkesler” demokrasiye cephe almış durumdalar,24 Temmuz günü yapılacak olan ve izni alınmış olan Eskişehir Çerkes Hakları Mitingi Eskişehir Valiliği tarafından iptal edildi.Tokat Artovalı bir Çerkes/Kabardey olduğu söylenen imza sahibi vali,taltif edilerek Emniyet Genel Müdürü yapıldı.Bu durumda,bu kişilere artık “Beyaz Çerkes” de diyebilir miyiz?..
Bu konuda da yazmak istemiştim.
Ancak Kabardey "Xase" (H'ase) Başkanı Yağanİbrahim'e karşı düzenlenen saldırı,niteliği gereği, önceliği almış bulunuyor.Beyaz Çerkeslerle ilgili konuyu geçiyor,Kafkasyalı konuklarla ilgili yazımıerteliyorum.
***
Yağan'a saldırıbarışa yöneltilmiş faşist bir saldırıdır
19 Temmuz günü,Kabardey-Balkar Cumhuriyeti başkenti Nalçik'te,ailesi ile birlikte gittiği bir mağazanın çıkışında, Yağan İbrahim,kimliği belirsiz (!) 4-5 kişinin saldırısına uğradı.Anımsatalım,Yağan,daha önceleri de saldırılara uğramış,ağır yaralanmış ve tedavi altına alınmıştı.Bu kez de,saldırganların demir sopalar ve sert cisimlerle Yağan’a saldırdıklarıbildiriliyor.
Hastaneye kaldırılan ve tedavi altına alınanİbrahim'e gözdağı verilmek ve onun kişiliğinde Çerkes demokratlarısindirilmek isteniyor olmalı.Saldırı öncesinde, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti'nin üç ana topluluğu olan Kabardey (Adıge),Balkar ve Kazak (Rus) toplulukları temsilcileri barışçı bir amaçla bir araya gelmeyi ve sorunlara çözüm aramayı kararlaştırmışlardı.Saldırı,bu barışçı girişimi sabote etmeyi amaçlıyor olmalı.
***
Özetlersek, cumhuriyetteki sözkonusu üç topluluğun,kronikleşmiş sorunları vardır.Kabardey-Balkar bir tarım,hayvancılık ve meyvecilik yöresi,ancak fiyatlar ucuzlamışdurumda.İhmal sonucu sanayi ve madencilik gerilemiş,turizm de durma noktasına ulaşmış.Çünkü terör var.Bütün bunlar gelirlerin gerilemesine ve işsizliğin yaygınlaşmasına yol açmış bulunuyor.Çok sayıda yetişkin kişi mevsimlik işçi olarak değişik yörelere gidiyor,çalışıyor.Tıpkı Kürt köylülerin pamuk ve fındık toplamaya gitmeleri gibi.
Ancak,Rus/Kazak nüfusun,temelli olarak Moskova ve Baltık kıyıları gibi müreffeh Rus yörelerine göç ettikleri görülüyor.Bu nüfusun oralarda akrabaları ve yakınları bulunuyor.Rus olmak da onlar için bir avantaj.Yerliler için durum farklı.Yerli Kafkasyalı'Karakafa',Rus faşistinin düşman saydığı biri.RF merkezi yönetimi ise,Kuzey Kafkasya Federal Okrugu'ndan merkeze doğru yapılan Rus göçünden ya da kalıcı dönüşten memnun değil.Bir güç olarak,Rus nüfusun Kuzey Kafkasya'da kalması isteniyor.Stratejik çıkarlar da bunu gerektiriyor.Bu nüfusun Kazak kesimi,en az iki yüz yıldan beri buralarda barınıyor,toprağa damgasını vurmuş durumda.Bunlar Terek Kazakları.Kuban Kazakları kadar olmasalar da Adıgelere daha yakın kişiler.Rus ayrılmasısonucu, Kuzey Kafkasya,bir yönüyle modern bir üretici sınıfı yitirme ve gerileme durumu ile karşılaşıyor,başka bir yönüyle de,bu oluşum Rusya'nın stratejik çıkarlarına ters düşüyor.Abhazya ve Güney Osetya'daki Rus varlığı,aslında Kuzey Kafkasya'yı elde,ABD'yi de uzakta tutmayıamaçlıyor.Rusya bundan vazgeçemez.
Rus nüfusun azalması demek,Moskova'nın Kuzey Kafkasya ile olan bağlarının zayıflaması demek.Ancak işin daha farklıboyutları da var.
Yağan İbrahim'e yapılan saldırıları bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor.
***
Rusya,Kuzey Kafkasya'yı elde tutulabilir mi?
Bölgesel farklılıklar bölünmenin ve bölünme isteklerinin ana kaynağı.'Kuzey Kafkasya Federal Okrugu'(bölgesi) ,Rusya Federasyonu içindeki en geri ve en yoksul bölge.Rus zulmü geçmişte Kuzeybatı Kafkasya'ya ya da Çerkesya'ya yoğunlaşmıştı.18 ve 19'ncu yüzyıllarda Batı bölgesinin işi bitirildi.Yerli kabileler soykırım ve etnik temizlik yoluyla yok edildiler ya da ülke dışına sürüldüler (deportasyon).Örneğin,Güney Federal Okrugusınırları içinde, şimdilerde 13,8 milyon insan yaşıyor.Bu nüfusun 140 bin ya da yüzde 1 kadarı Adıge (Çerkes).140 bin Adıge nüfusu, Adıge Cumhuriyeti'nde yaşayan 108 bin Çerkes’i de kapsıyor.
Bu bakımdan Rusya merkezinin Adıgey'e ilişkin bir kaygısı yok gibi.Ancak,Rusya, ütopik 'Büyük Çerkesya' iddialarından da hoşnut değil.Ama yine ütopik bir görüş olarak kalıyor Büyük Çerkesya.
Kuzey Kafkasya Federal Okrugu için aynı şey söylenemez.Sözkonusu okrugda 7 yöre bulunuyor:6 cumhuriyet ve 1 kray.Toplam nüfus 9,5 milyon.2002'de nüfusun yaklaşık üçte biri(yüzde 32,9) Rus idi.Sayı ve oran,şimdi daha da düşmüş olmalı.Çünkü Ruslar azar azar da olsa bölgeyi terk ediyorlar:2002 sayımına göre,Rus nüfus Dağıstan'da yüzde 4,7,Çeçenya'da yüzde 3,7,İnguşetya'da yüzde 1,19(5,559 kişi) idi.Buna karşılık Rus nüfus,Kuzey Osetya'da yüzde 23,Kabardey-Balkar'da yüzde 25,1 ve Karaçay-Çerkes'te de yüzde 33,6 .Yani hâlâ yüksek bir oranda.Özerk bir il statüsündeki Stavropol Kray'da ise,Rus nüfus büyük çoğunluk.
Ancak bu etnik yapılanma ya da harmanlama, birliği ayakta tutmak için yetmiyor.Gelecek kaygıları zirve yapmış durumda.
Halklar mutsuz.Mutsuzlara Ruslar da dahil.Mutsuz Rusların kendilerini alkole verdiği ve genç yaşta öldüğü söyleniyor.Üzücü bir tablo.
***
Ulusal baskının her türü bir kopma nedeni olabilir.Kanada ve Britanya bölünmediyse,temel neden baskıların aza indirilmekte ve kaldırılmakta olmasıdır.Rusya'da,devlet kaynaklı dini baskılar kalmamış gibi.Ama ekonomik ve etnik ayırım hâlâ sürüyor.Eğitimde Ruslaştırma yoğunlaştırılmış,anadili eğitimi haftada 2 ders saatine indirilmiş durumda.
Ruslaştırma politikaları,tıpkı Türkiye'de olduğu gibi faşizmle,faşist politikalarla açıklanabilir.Faşizmin halka hiçbir getirisi olamaz.Geçmişte Çerkes köylüsü etnik baskı(dil baskısı) görürken,Türk köylüsü daha beteri bir devlet baskısı, tahsildar zulmü ve jandarma dayağı altında inliyordu.
Bugün de federal merkezin sürdürdüğü ulusal baskı/Ruslaştırma politikaları,Kuzey Kafkasya'daki Rus nüfus açısından getirisi olmayan bir uygulamadır.Modern devlet,uluslararası normlara uygun olmayan baskıları uygulamaz.Baskı yasalara uymayanlara uygulanır,uluslara uygulanmaz.Kuzey Kafkasya'da baskı ve kışkırtmalar sonucu,varolan dini radikalizm,terör ve etnik çatışmalar daha da artabilir.Terörün panzehiri ekonomiyi ve özgürlükleri geliştirmek,artırmaktır.Rusya bunları yapmadığı için,zoraki olarak 14 cumhuriyeti sırtından attı.Batı, 3 Baltık ülkesini,Estonya,Letonya ve Litvanya'yı koruma altına aldı.Bunlar gelişmiş yörelerdi.Diğerleri-Ukrayna,Ermenistan,Gürcistan ve Kırgızistan dışında- dikta yönetimleri altında inleyen ülkeler.
Rusya'dan kopacak gelişmemiş bir Kuzey Kafkasya için demokratik bir gelecek düşünülebilir mi?..Çeçen batağı bir gösterge olmalı.Tarihte de örnekleri var:1861'de ayağa gelen fırsat tepilmişti .5 bin donanımsız ve eğitimsiz Adıge askeri ile 400 bin mevcutlu modern,donanımlı ve eğitimli Rus ordusunun karşısına çıkılmış,Adıge ulusu sonu belirsiz bir intihar savaşının içine sürüklenmişti (*).31 Ağustos 1996 Hasavyurt Antlaşması'nı ihlal de,korkunç bir felaketle sonlanmıştır.Bu iki örneğin ilki Adıge ulusunun mahvı,ikincisi de Çeçen bağımsızlığının yok edilmesi ile sonuçlanmıştı.Her iki savaş da binlerce sivil insanın ölmesine yol açmıştı.
Bugün Türkiye'de de benzeri bir tehlike sözkonusu.Dileriz Kürt önderler militarist kesimin oyununa gelmez,yeni bir anayasa için Parlamento ve Ak Parti ile uzlaşma yollarını askıya almazlar.
***
Böylesine geniş bir perspektiften baktığımızda ve düşündüğümüzde,Çerkes toplum önderlerine yöneltilen saldırılar Moskova'dan planlanıyor olamaz.Moskova,niçin kargaşayı desteklesin?.. Federal yöneticiler,Medvedev ve Putin birliği ayakta tutmak ve ekonomiyi güçlendirmek için ellerinden geleni yapıyorlar,son derece deneyimli ve güvenilir kişiler.Bundan kuşku duymamak gerkir.O gibi kişilikler basit etnik hesaplara yatmazlar.Kuzey Kafkasya Federal Okrugu'ndan sorumlu RF Başbakan yardımcısı Aleksandr Hloponin'in Yağan İbrahim'e yapılan saldırı konusunu bizzat ele almışolması,federal merkezin saldırılardan rahatsız olduğunu belli ediyor.
O halde saldırıların arkasında yerel odaklar bulunuyor olmalı.Bunlar kimlerdir?..Yerel kaynaklar oportünist yöneticiler ve işbirlikçileri tarafından yağmalanmak isteniyor.Bu türden şeyleri iyi biliriz.Maalesef Adıge yöneticiler sütten çıkmış ak kaşıklar değiller.Türkiye,bağırsaklarını bunlardan temizleme uğraşılarıiçinde.Ergenekon,Balyoz operasyonları,şimdi de Şike operasyonu ortada.Önümüzdeki günlerde Ötüken operasyonunun başlatılacağı söyleniyor.
Dediğimiz gibi Kuzey Kafkasya tarım,hayvancılık,maden ve turizm olanakları zengin olan,ama bunları henüz yeterince değerlendiremeyen bir bölge. Adıge ve Karaçay-Balkar sivil toplum örgütleri temsilcileri,Rus sivil toplum örgütleri temsilcileri ile bir araya gelip temiz bir yönetim ve ortam oluşturmayıamaçlıyorlar.
Sayın Yağan,bir Çerkes sivil toplum önderi ve halk sözcüsü olarak,Rus ve Karaçay-Balkar toplumlarıtarafından da güven duyulan biri.Çok genç,ama güçlü,adil ve deneyimli bir kişi.Yerel yöneticiler bu bakımdan Yağan’ı bir engel olarak görüyor olmalılar.Geçmişte de bazı Kabardey beyleri,kendi çıkarlarıgereği,halk kahramanı Aydemirkan'ı katlettirmekten kaçınmamış,tarihten de utanmamışlardı.Adları,şimdi "Lanetliler Bahçesi'ne",tarihe kazılmış durumda.
Bu bakımdan,Yağan ekarte edilecek olursa,hiç kuşkusuz, sıra diğerlerine de gelecek,Adıge,Karaçay-Balkar ve Kazak toplumları,çok geçmeden gerçek önderlerini yitirecek ve onların yerini uysal kuklalar alacaktır.Planlama böyle olmalıdır.
Bunun bir sonucu olarak da etnik anlaşmazlıklar ve terör ivme kazanacak,daha büyük bir boyuta ulaşmış olacaktır.'Kurt bulanık havayı sever' dememişler boşuna.Böyle bir ortamda yağma da ivme kazanabilecektir.Ancak,günümüzde baskı ve terör ,kimden gelirse gelsin bir çıkış yolu olamaz.Örneğin 6 milyon Yahudi’nin öldürülmesi,İsrail Devleti’nin kurulmasını önleyememiş,tam aksine kuruluşa ivme kazandırmıştır.
***
Toplum önderleri,geciktirilmeden devletin ve kendi örgütlerinin koruması altına alınmalı,gerekirse savunma birlikleri oluşturulmalı,saldırganlar ve azmettiricileri yakalanmalı,yargı önüne çıkarılmalı ve en ağır bir biçimde cezalandırılmalıdır.
Yağan,saldırıların ardında Kabardey Başkan/Eşhatét Kanoko Arsen'in ve adamlarının bulunduğunu söylüyor.Ya da olay medyaya öyle yansımış bulunuyor.Kim olursa olsun,kirli iş, yapanın yanına kâr kalmamalıdır.Bu kişi Kanoko olsa bile...
Öte yandan Yağan'ın düğüne/şölene gider gibi ,bir başına,çoluk çocuğuyla dolaştığı ve alışverişe gittiği anlaşılıyor.Bu da bir hata ve aymazlık.Toplum önderi kolay yetişmiyor.Toplum önderi yalnız ve korumasız dolaşmamalı,dolaştırılmamalı,yaşamı tehlikeye atılmamalı.Bu bakımdan gerekli önlemler alınmalı,toplum önderinin yanına mutlaka korumalar verilmeli.Çağımızda bireysel kahramanlıklar dönemi çoktan kapanmıştır,kahramanlık düşüncede ve topluma önder olmada.
Sayın Yağan'a geçmiş olsun der,daha nice başarılı çalışmalarını beklediğimizi belirtmek isterim.
(*)-“Soçi Meclisi ve Rus Çar’ı II.Aleksandr ile Buluşma”,Cherkessia.net,Yeni Dokümanlar.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 2 ziyaretçi (70 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=